WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


MUTE SAVASI

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 32558
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

MUTE SAVASI

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 03:28


MUTE SAVASI




Mute, Kudüs'e yakin bir mahal'dir. Efendimiz (sav)'in Busra (simdiki
Havran) emirine gönderdigi elçinin katledilmesi üzerine
bilmukabele hareket etmek zarureti dogmustur.

Efendimiz (sav) 3000 kisilik bir kuvvet hazirlayip basina Zeyd b. Hârise
(ra)'yi geçirdi. Bu küçük orduyu ugurlarken, düsmanin
önce Islam'a da'vet edilmesini ve kabul etmedikleri takdirde harb
edilmesini emredip sunlari buyurdu:
«Sayet Zeyd b. Hârise
sehid olursa yerine Ca'fer bin Ebu Tâlib ve o da sehid olursa yerine
Abdullah bin Revaha kumandan olsun, o da sehid olursa ehl-i Islam içlerinden
birini seçsin»

Islam askerinin karsisina, Bizans kuvvetlerinin de katilmasiyla 100.000
kisilik bir ordunun çiktigi yukarida geçen üç Sahabe-i
Kiram Efendilerimizin (ra) sirasiyla sehid oldugu bu harbte son olarak Hz. Halid
bin velid (ra) sancagi eline almis o gün aksama kadar harbe devam etmistir.
Sabahleyin yeni bir hücumla düsmani bozan ve bir hayli zayiat verdiren
Islam askeri salimen Medine'ye döndü. Bu harbten sonra Hz. Halid bin
Velid (ra) demisdir ki: "Mute gününde elimde dokuz kiliç
parçalandi, yalnizca, agzi enli Yemâni bir kiliç vardi.
Elimde o mukavemet etti."


Kaynak: Zaman gazetesi namaz vakitleri takvimi, 12.01.1997



Islâm devletinin Medine'de kurulmasindan sonra Müslümanlarla
Rumlar arasinda yapilan ilk savas. Mûte, Sam bölgesine giren Belka
yakinlarinda bir yerin adidir. Hz. Peygamber, Ashabtan Hâris b. Umeyr
(r.a)'i Busra (Havran) Emiri Surahbil b. Amr el-Gassânî'ye Islâm'a
davet mektubunu sunmak üzere yollamis, ama bu sahabi Gassanile tarafindan
sehid edilmisti. Halbuki; "elçiye zeval yoktur" anlayisi
geregince düsman ülkeler bile birbirlerinin elçilerine
dokunmazlardi. Hz. Peygamber, ashabina çok düskündü,
onlardan birinin basina bir sikinti geldi mi ondan çok rahatsiz olurdu.
Bu sebeple ashabindan birinin küstahça öldürülüsüne
seyirci kalamazdi. Hemen 3000 kisilik bir ordu hazirladi. Ordunun kumandani Zeyd
b: Hârise idi. Sayet bu zât sehid düserse yerine Cafer b. Ebi
Talib, o da sehid düserse Abdullah b. Revâha geçecekti. Düsman
önce Islâm'a davet edilecekti, kabul etmez ve cizyeye de razi olmazsa
Islâm elçisini öldüren bu cânilerle savasilacakti.
Peygamberimiz (s.a.s) orduyu Seniyyetü'l-Veda'ya kadar yürüyüp
ugurladi.

Halid b. Velid gibi yüksek askerî bir deha ve üstün
strateji bilgisine sahip bir kimse de bu savasa bir nefer olarak katilmistir.
H.8/M.629 yilinda Islâm ordusu Medine'den çikip Mûte'ye
ulastiginda karsilarinda Bizans'in desteginde Hristiyan Araplardan olusan
100.000 kisilik bir ordu bulmuslardi. Islâm ordusunun kumandanlari
meseleyi tartistilar; geri dönmek, Hz. Peygamber'e haberci yollamak
hususlarini görüstüler. Ancak savas görüsü agir
basmis ve iki ordu karsilasmisti. Zeyd. b. Hârise (r.a) sehit düsünce,
sancagi, Cafer aldi Ca'fer'in sag eli kesildi; bu sefer sancagi sol eliyle
tuttu. Sol eli de kesilince sancagi yine birakmadi; kesik iki elinin kalan
kisimlariyla sikistirarak gögsü arasinda tuttu. Nihayet o da sehid düstü.
Bundan sonra sevgili Peygamberimizin emrine uyularak sancagi, Sahabenin sâirlerinden
Abdullah b. Revâha aldi; o da siirler söyleyerek harbetti ve sehâdet
serbetini içti. Iste bu sirada askerde genel bir çöküntü
dogmak üzereydi ki, askerin hemen hepsinin istegi üzerine Hâlid
b. Velid kumandayi ve sancagi eline aldi. O gün aksama kadar savas
yapildiktan sonra Halid, ertesi sabaha kadar sag kanatta bulunan müslüman
askerleri sol kanada, sol kanattakileri sag kanada, arkadakileri öne ve öndekileri
arkaya alarak yerlerinde degisiklik yapti. Böylece düsmana yeni destek
kuvvetleri geliyormus izlenimini vermek istiyordu. Bir yandan da Islâm
ordusunu kesin hezimete ugramaktan ve bütünüyle kiliçtan
geçirilmekten korumak için yavas yavas geriye çekiliyordu.
Hatta ric'atten evvelki bir hücumunda Hâlid, düsmana bir hayli
kayip verdirmis ve bol ganimet de elde etmisti. Iste bu sekilde Islâm
ordusunu Medine'ye sag-saglim geri getirdi. Peygamber Efendimiz bu savasi
Medine'de, oldugu gibi görmüs ve her safhasini minberden müslümanlara
anlatmisti. Sira ile kumandanlarin sehadetini anlattiktan sonra sira Hâlid'e
gelince "En sonunda sancagi Allah'in kiliçlarindan bir kiliç
aldi " buyurmus ve bundan sonra Halid b. Velid'e "Seyfullah"
lakabi verilmisti. Hâlid b. Velid diyor ki: "Mûte Savasinda
elimde dokuz kiliç parçalandi." Bu ifadeden Mûte
Savasinin ne kadar siddetli geçtigini anliyoruz.

Bu savasa katilmis bulunan Abdullah b. Ömer diyor ki: "Mute günü
ben Ca'fer'i sehid edilmis olarak gördüm. Onun vücudunda süngü
ve kiliç darbesiyle elli yara saydim. Bu elli yaradan hiç biri
arkasinda degildi. "Bundan Ca'fer b. Ebu Talib'in ne kadar korkusuzca ve
sanki arkasina hiç dönmeden düsmanla savasmis oldugu
anlasilmaktadir. Ca'fer sehit olduktan sonra "Ca'fer-i Tayyar: Uçan
Ca'fer" diye anilmistir. Allah yolunda kesilen iki koluna karsilik Cenab-i
hak ona iki kanat ihsan etmistir ki, bu; onun mânen yüce mertebelere
eristirildigine isarettir denilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s), bütün
ashabini ayirdetmeksizin çok severdi. Bu üç sehid kumandani
ve Habesistan muhacirlerinden amcasinin oglu Ca'fer'i de çok severdi. Bir
süre, sehitlerin ardindan agladi. Bu; sevgi, sefkat, merhametin eseri olan
aglamakti, yoksa feryat degildi. Nitekim feryat tarzindaki aglama haberleri
kendisine ulasinca böyle aglamaktan müslümanlari yasakladi.
Peygamber Efendimiz sehitlerin ve bu arada amcasinin oglu Ca'fer'in ailesini de
teselli etmisti.

Kaynak: Islam tarihi

    Forum Saati Salı 23 Ekim 2018, 22:27