WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


KURAYZAOGULLARI VE ONLARLA SAVAS

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 33368
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

KURAYZAOGULLARI VE ONLARLA SAVAS

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 03:21


KURAYZAOGULLARI VE ONLARLA SAVAS




Kurayzaogullari Medine'de yasamis bir Yahudi kabilesidir.

Resûlullah (s.a.s.) Medine'ye hicret ettigi zaman Yahudiler, küçük
nüfus topluluklari halinde Suriye'den güneyde Yemen ve Umman bölgelerine
kadar yerlesik halde yasiyorlardi. Fakat onlarin en kuvvetli olduklari yer
Hayber bölgesiydi. Ayni insan kitlesi Medine (Yesrib)'de de mevcuttu. Ancak
anlasildigina göre bunlar, daha ziyade bir göz yumma ve müsamaha
sayesinde buralarda barinmaktaydilar. Zira Hz. Peygamber'in Medine'de yürürlüge
koydugu anayasada, insan unsurunu tayin ve tesbit eden maddeler, Yahudileri,
meydana gelen konfederasyonun müstakil ve otonom kabile topluluklari degil,
Evs veya Hazrec gibi çesitli Arap kabilelerine mensup, onlarin himayesine
siginmis insan topluluklari olarak tavsif edip göstermektedir (M.
Hamidullah, Rasûlüllah Muhammed, Terc. Salih Tug, Istanbul 1973
s.174; Salih Tug, Islâm Ülkelerinde Anayasa Hareketleri, Istanbul
1969, s.31-40 vd.).

Bunlar üç ana kümeden ibarettiler: Kaynukalilar, Nadîrliler
ve Kurayzalilar. Fakat bunlarin arasinda kan davalari bulundugundan, ayrica
kendi dost ve müttefikleri arasinda da bölünmüslerdi.
Bunlardan Kaynukaogullari Hazrec'in müttefiki, Nadîrogullari ile
Kurayzaogullari ise Evs'in müttefiki idiler (Ibn Hisam, es-Siretü'n-Nebeviyye,
Nesr. M.es-Sekâ, I.el-Ebyârî, A.es-Sibli, Misir 1375/ 1955, l,
540).

Evslilerle Hazrecliler arasinda savas oldugu zaman, Kaynukaogullari,
Hazrecle; Nadîrogullari ve Kurayzaogullari, Evsle beraber çikar ve
her grup, kardeslerine karsi, kendi müttefiklerine yardim ederler ve
karsilikli olarak birbirlerinin kanlarini dökerlerdi. Halbuki Tevrat
ellerindeydi ve içinde (gerek lehlerinde gerekse aleyhlerinde) ne yazili
oldugunu biliyorlardi. Evs ve Hazrec ise müsriktiler; putlara tapiyorlar,
ne Cennet ne Cehennem, ne ölümden sonra dirilme, ne kiyamet, ne kitab,
ne helal ne de haram taniyorlardi (Ibn Hisam, a.g.e., II, 540).

Savas sona erince, biribirlerinden aldiklari esirleri, gûya Tevrat'a
uyarak fidye karsiliginda serbest birakiyorlardi. Kaynukalilar; Evslilerin
elinde olan esirlerini, fidye vererek serbest biraktirdiklari gibi, Nadîrogullari
ve Kurayzaogullari da, Hazreclilerin elinde bulunan esirlerini fidye ödeyerek
biraktirirlardi. Müsriklere yardim etmek için döktükleri
kanlara ve aralarinda öldürülenlere karsilik kisas
uygulamazlardi. Cenab-i Allah, bu tutumlarindan dolayi onlari söyle
azarlamaktadir:

"Bir zaman sonra siz, o kimseler oldunuz ki, artik birbirinizi öldürmeye
aranizdan bir zümreyi yurtlarindan çikarmaya, kötülük
ve düsmanlikta onlara karsi birlesmeye basladiniz. Eger onlar size esir
olarak getirilirlerse onlar (fidye karsiliginda) esirlikten çikarmak size
haram kilinmisken, esir mübadelesi yapiyordunuz" (el-Bakara, 2/85).

Hz. Peygamber Medine'ye geldigi zaman, müslümanlarla müslüman
olmayanlar arasinda genel bir antlasma ve mukavele yapmisti. Bu mukavele hükümleri
arasinda; Yahudilerin de Mü'minlerle bir topluluk teskil ettikleri kabul
olunmakta, Hz. Peygamber (s.a.s.)'in izni olmadikça kendilerinin herhangi
bir askerî harekâtta bulunamayacaklari, ne Kureyslileri ne de onlara
yardim edenleri hiçbir sekilde korumayacaklari, Medine'ye bir saldiri
oldugunda elbirligiyle müdafaada bulunacaklari hükmü yer almakta,
bu sirada Medine'de yasayan Kurayzaogullari da ayni hükme dahil
edilmekteydi.

Nadîrogullari ile Kurayzaogullari, ayni müsrik kabîlenin müttefikleri
olduklari halde, Nadîrogullari Yahudileri kendilerini, soydaslari
Kurayzadan üstün tutarlardi. Bir Kurayzali, Nadîrden birini öldürecek
olsa tam diyet ödemeye mecbur tutuldugu halde; bir Nadûli Kurayzadan
birini öldürdügünde yarim diyet öderdi. Böyle bir
dönemde Nadîrogullarindan biri bir Kurayzaliyi öldürmüs
her iki taraf Peygamberimize müracaat ederek aralarinda hüküm
vermesini istemislerdi. Asagidaki âyet bunun iizerine nâzil
olmustur:

"Eger sana gelirlerse ister aralarinda hükmet, istersen onlardan yüz
çevir (kendi hallerine birak). Onlardan yüz çevirirsen sana
bir zarar veremezler. Sayet aralarinda hükmedersen adaletle hükmet"
(el-Mâide, 5/42).

Bunun üzerine Rasûlüllah (s.a.s), her iki cemaati esit
muameleye tabi tutmak suretiyle aradaki imtiyazi kaldirmis, Kurayzalilari, Nadîrlilerin
seviyesine yükseltmistir (Ibn Hisam, a.g.e., II, 566).

Ne var ki, Kurayzaogullari nankörlük ederek, Rasûlüllah
ile olan muahadeyi bozan ve O'na karsi savasa kalkisan Nadîrlilere
katildilar. Peygamberimiz, Nadîrogullari Yahudilerini muhasara ederek
yurtlarindan sürüp çikardigi halde Kurayzaogullari Yahudilerini
affetti. Yeni bir muahede ile onlari yerlerinde birakti (Buhârî, Megâzî,
14; Müslim, Cihad ve Siyer, 2I).

Buna ragmen Kurayzaogullari Yahudileri sinsi düsmanliklarini sürdürmüsler;
Hendek kusatmasi sirasinda Nadîrogullarina ait casuslar, onlari müsriklerle
isbirligi yapmaya tahrik ve tesvik etmis, onlar da bu propagandaya kapilarak
sehrin savunma planlarini bosa çikaracak sekilde içerden harekete
geçmislerdi. Fakat Cenab-i Allah, kâfirlerin tuzagini bosa çikarmis,
Müslümanlari bunlarin serrinden korumustu (el-Vakidî, el-Megâzî,
Kahire 1367/1948, s.29I).

Islâm düsmanlari, Hendek muhasarasini kaldirip gidince Resûlullah
(s.a.s), evine gelerek silahlarini çikarip yerine koymus ve yikanmisti.
Bu arada Cibrîl (a.s.) Peygamber (s.a.s)'e geldi ve:

"Sen silahini çikarmissin! Vallahi biz melekler henüz
silahlarimizi çikarmadik. Haydi onlara dogru yola çik ! "
dedi. Peygamber: "Nereye?" diye sorunca; Cibrîl, Kurayzaogullari
yurdunu isaret ederek: "Iste suraya" dedi. Bunun üzerine
Peygamber (s.a.s), Kurayzaogullarina dogru hareket etti (Buhâri, Megâzî,
32).

Enes Ibn Malik der ki; "Resûlullah (s.a.s) Kurayzaogullarina
sefer ettiginde, Cibril'in melek alayinin Ganmaogullari sokagindan geçtikleri
sirada yükselen tozunu bugün bile hâla görür gibiyim"
(Buhârî, Megazî, 32; Ibn Sa'd, Tabakât, II, 76).

Hz. Peygamber (s.a.s), ordusuyla Kurayzaogullari yurduna varip onlari
kusatma altina aldi. Kusatma yirmi bes gece sürdü. Kurayzaogullari
muhasaranin gittikçe uzamasindan ve siddetlenmesinden dolayi büyük
bir sikintiya düstüler; teslim olmaktan baska çare kalmadigini
anladilar. Resûlullah (s.a.s)'e, kendileri hakkinda hüküm vermek
ve onun verecegi hükme göre teslim olmak üzere bir hakem tayinini
istediler. Peygamber de; "Ashabimdan istediginiz kimseyi hakem seciniz"
dedi. Bunun üzerine Sa'd Ibn Muaz'i hakem seçtiler (Ibn Hisam,
a.g.e., III, 239; Buhârî, Cihad, 32; Taberî, Tarih, Nsr.
Muhammed Ebu'l-Fadi Ibrahim, Beyrut II, 592).

Resûlullah (s.a.s), bunlar hakkinda hüküm vermesini Sa'd Ibn
Muâz'a havale etti. Sa'd da:

"Ben onlar hakkinda söyle hüküm veriyorum: Bunlarin
savasanlari öldürülsün, kadinlari ve çocuklari esir
edilsin, mallari da taksim olunsun" dedi (Buhârî, Cihâd,
32; Taberî, a.g.e., II, 592).

Hz. Peygamber (s.a.s), onlari Medine'de bir evde hapsettikten sonra,
hendekler kazdirmis ve eli silah tutan erkeklerin boynunu vurdurmus,
kadinlarini, çocuklarini ve mallarini da müslümanlar arasinda
taksim etmistir (Ibn Hisam, a.g.e., III, 240, 244).

Cenab-i Allah, bu hususu Kur'ân-i Mubîninde söyle dile
getirir:

"Allah, Kitap ehlinden kâfirleri destekleyenleri kalelerinden
indirmis, kalblerine korku salmisti; onlarin kimini öldürüyor
kimini de esîr ediyordunuz" (el-Ahzâb, 33/26).

"Yerlerini, yurtlarini, mallarini ve henüz ayaginizi dahi
basmadiginiz yerleri Allah size miras olarak verdi. Allah her seye kâdirdir"
(el-Ahzâb, 33/27; Ayrica Ibn Hisam; a.g.e., III, 250; M. Hamdi Yazir, Hak
Dini Kur'ân Dili, VI, 3886).

Kaynak: Islam tarihi

    Forum Saati Paz 16 Ara. 2018, 15:20