WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


RECI' OLAYI

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 32558
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

RECI' OLAYI

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 03:13

RECI' OLAYI


On kisilik bir müslüman ögretici grubunun
müsrikler tarafindan hile ile pusuya düsürülerek sehit edildikleri olay.



Hicrî 4/Milâdî 626 yilinda gerçeklesen ve basta
Hz. Muhammed (s.a.s) olmak üzere bütün müslümanlari üzüntüye sevkeden bu olayin
cereyan tarzi, kaynaklarda söyle anlatilir:



Medine civarinda yerlesik Adal ve Karra adlarinda
iki kabile vardi. Bu kabilelerin ileri gelenleri, Hz. Peygamber (s.a.s)'e müracaat ederek
müslüman olmak istediklerini, kendilerine Kur'an-i Kerim'i ve Islâm dinini ögretecek
muallim ve mürsidler göndermesini istediler. Resulullah (s.a.s), Islâm'in yayilmasi
için hiç bir fedâkârliktan kaçinmadiginin bir göstergesi olarak, ögretmen isteyen
kabilelere, Asim b. Sâbit baskanliginda on kisi gönderdi. Bu on kisi, baslarina gelecek
seylerden habersiz olarak Islâm'i ögretme heyecani ile yola çikmislardi. Sözü edilen
heyet Mekke ile Usfan arasinda Hüzeyl kabilesine ait "Reci" adi verilen yere
ulastiklarinda, birdenbire, yüz'ü okçu olmak üzere ikiyüz kisilik bir çetenin
hücumuna ugramislar ve henüz ne oldugunu anlayamadan kendilerini savunmak amaciyla bir
daga iltica etmislerdi. Gerçekten de, mürsid ve muallim isteyenlerle Hüzeyl kabilesi
gizlice anlasmis ve yakalayacaklari müslümanlari Mekkeli müsriklere para karsiliginda
satma konusunda aralarinda karara varmislardi.



Köseye sikistirilan müslümanlara okçular,
teslim olmalari halinde hayatlarini bagislayacaklarini söyleyerek kendilerine
siginmalarini istemislerdi. Ancak kafile baskani Âsim, müminlerin müsriklere iltica
edemeyeceklerini ve teslim olmayacaklarini karsi tarafa bildirdi. Hemen akabinde de,
durumun Hz. Peygamber (s.a.s)'e malum olmasi için Allah Teâlâ'ya niyazda bulundu.
Çikan çarpismada, Âsim'in da içinde bulundugu sekiz kisi sehit oldu. Olayi daha
önceden haber alan Kureys, Âsim'in kafatasini getirmeleri için bazi kisileri özel
olarak görevlendirmisti. Fakat arilarin sehidin cesedine üsüsmesi sebebiyle, Âsim'a
düsündüklerini yapma imkâni ortadan kalkti. Bununla birlikte Âsim'in arkadaslarindan
Zeyd ve Hubeyb, çetenin, "Teslim olursaniz sizi öldürmeyecegiz" sözlerine
inanarak teslim oldular. Müsrikler de, bu iki müslüman teslim olur olmaz, baglayarak
Mekkelilere sattilar.



Mekke'nin önde gelenlerinden Safvan b. Umeyye
tarafindan satin alinan Zeydin, Kureyslilerin katilimiyla meydanda öldürülmesine karar
verildi. Mekke'nin ileri gelenlerinden Ebû Süfyan, Kureysli müsriklerin huzurunda
Zeyd'e, "Hayatinin bagislanmasi karsiliginda Muhammed'in öldürülmesini ister
miydin? Söyle bakalim!" dediginde Zeyd'in cevabi su olmustu: "Kesinlikle böyle
bir sey istemem! Benim canim O'nun yoluna feda olsun! Degil burada öldürülmesine,
Medine'de ayagina bir diken batmasina bile razi olmam". Zeyd'in bu cevabi karsisinda
Ebu Süfyan, "Muhammed kadar, arkadaslari tarafindan sevilen baska biri yoktur"
demekten kendini alamadi. Zeyd'in bu cevabindan hemen sonra, Safvan'in kölesi Kistas
tarafindan acimasiz bir biçimde sehit edildi.



Diger müslüman Hubeyb, Uhud'da öldürdügü
Hâris b. Âmir'in ogullari tarafindan satin alinmis ve birkaç gün sonra öldürülmek
üzere Harem-i Serif'in sinirina gönderilmisti. Idam edilecegi için, iki rekât namaz
kilmak üzere izin istedi ve verilen izin dogrultusunda namazi kildi. Bu arada ona,
dininden dönmesi halinde idam edilmeyecegi söylendiginde su beyti okudugu
nakledilmektedir:



Ben Allah yolunda müslüman olarak
öldürülürken,



Canima ne suretle kiyilacagina ehemmiyet vermem;


Benim ölümüm Hak Teâlâ ugrunadir ve O dilerse,


Benim tarumar olan vücudumu mübarek kilar.


Hubeyb'in idamdan önce kildigi iki rekât namaz, o
zamandan beri idam edilecek olan müslümanlarin kildiklari geleneksel bir namaz halini
aldi: Hubeyb de acimasizca, müsrik caniler tarafindan sehit edildi. Hz. Peygamber (s.a.s)
ve diger müslümanlar bu olaya çok üzüldüler. Sâir sahabilerden Hassan b. Sâbit de
yanik mersiyeler söyleyerek olaydan duydugu acilari dile getirmisti.



(Bu konuda daha genis bilgi için bkz. Ibnül-Esir,
el-Kâmil fi't-Tarih Tercümesi, çev. M. Besir Eryarsoy, Istanbul 1985, II, 156 v.d; Ibn
Hisam es-Siretü'n-Nebeviyye, çev. Hasan Ege, Istanbul 1985, III, 240 vd; Mevlânâ
Sibli, Asr-i Saadet, çev. Ö.R. Dogrul, sad. Ö.Z. Mollamehmedoglu, Istanbul 1977, I,
270-271; Hüseyin Algül, Islâm Tarihi, Istanbul 1986, I, 389-390).

    Forum Saati Salı 23 Ekim 2018, 23:47