WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


UHUD SAVASI

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 32558
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

UHUD SAVASI

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 03:02


UHUD SAVASI




(H. 3/M. 625)

Hicret'in üçüncü yilinda Uhud dagi civarinda müsriklerle
yapilan savas.

Uhud savasindan önce Kureys'in öfkesi kabarmis, kin ve intikam
duygulari artmisti. Bedir'de yakinlarini kaybeden Utbe kizi Hind "..
Muhammed'le arkadaslarindan öç almadikça içim
rahatlamayacak, Muhammed'le savas yapmadikça koku sürünmek bana
haram olsun. Sevdiklerimin intikaminin alindigini gözümle görmedikçe
bana sevinmek yok!" diyordu. Ebu Süfyan ve baskalari da buna benzer
sekilde and vermislerdi. Ebu Süfyan'in yürüttügü
kervanin mallari Daru'n-nedve'de topluca durmaktaydi. Müsriklerin ileri
gelenleri, herkese katilma payini verdikten sonra geri kalan kâr ile güçlü
bir ordu hazirlanmasina karar verdiler. Onlara göre Müslümanlar
Kureys büyüklerini öldürmüslerdi, onlarin intikamini
almak gerekliydi. Bedir'de yakinlari öldürtücüler karalar
giyinmis vaziyette kabileler arasinda dolasiyor, sairler mersiyeler söyleyerek
Araplar savasâ tesvik ediyorlardi.

Putperest Kureysliler Mekke disindaki Arap kabilelerinin de katilmasiyla
3000 kisilik bir askerî kuvvet hazirladilar. Bu kuvvette 700 zirhli, 200
atli süvari, 3000 deve vardi. Aralarinda, basta Ebu Süfyan'in karisi
Hind oldugu halde 14 tane de kadin vardi. Bedir'de babasini ve öteki
yakinlarindan bazilarini kaybetmis olan Hind'in kalbini igrenç bir
intikam duygusu bürümüstü. Amcasi Abbas (r.a) Hz. Muhammed
(s.a.s)'i çok severdi. Bu sebeple bir mektup yazarak Kureys'in savas
hazirliklarini yegenine bildirdi. Peygamberimiz (s.a.s) amcasindan gelen mektubu
okuttu ve mektupta bildirilen haberi gizli tutarak kesifçiler gönderdi.
Kesifçilerin getirdigi haberler mektupta amcasinin bildirdiklerine aynen
uyuyordu. Düsman büyük bir ordu hazirlamisti ve Medine'ye dogru
ilerliyordu.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.s) bir savas meclisi kurarak meseleyi
ayrintili olarak ashabiyla görüstü. Resulullah (s.a.s) düsmani
sehrin disinda karsilamayip sehri içerden savunmak görüsündeydi.
Fakat özellikle Bedir savasina katilan gaziler hakkinda nazil olan övücü
ayetlerin etkisinde kalan gençler, düsmanin disarida
karsilanmasindan yana idiler. Düsmanla bir meydan savasi yapmak
istiyorlardi:

Resulullah (s.a.s) ashabin isteklerini kirmayarak düsmani karsilamak üzere
kilicini kusandi, zirhini giydi. Münafiklarin reisi Abdullah b. Ubey b. Selül
sehrin içinde kalinarak savunma yapilmadigini bahane ederek 300 kisilik
kuvvetini geri çekti. Gayesi savasmak degildi. Müslümanlari düsman
karsisinda güçsüz birakmak istiyordu. Böylece Müslüman
ordusunun mevcudu 1000'den 700'e düsmüs bulunuyordu.

0slâm Ordusunun Harp Alanina Hareketi

Düsman, Medine'nin yegane açik sahasi olan kisimdan içeriye
sizarak karargâhini Uhud daginin Medine'ye bakan eteklerinde kurmustu.
Resulullah (s.a.s) 700 Müslümanla Cumartesi sabahi Uhud dagina ulasti.
Sirtini daga vererek karsidaki çorak arazide yer tutan düsmana karsi
saf tuttu. Düsmanin düsüncesi Müslüman ordusunu maglub
ettikten sonra sehri yagmalamakti. Bunun için Medine'nin yakininda Uhud önleri
savas sahasi seçilmisti.

Resulullah (s.a.s) Bedir'de oldugu gibi bu savasta da 0slâm ordusunu
savas düzenine göre yerli yerine yerlestirdi, düsmanin
sizabilecegi, kusatma yapabilecegi geçit ve gedikleri de okçularla
korudu ve özellikle ordunun sol tarafindaki dagin vadisini beklemek üzere
Abdullah b. Cübeyr kumandasi altinda elli kisilik, okçu birligini
birakti ve "Düsman yense de, yenilse de kesinlikle yerlerinizden
ayrilmayiniz. " diye tembihte bulundu.

11 Sevval 3 (27 Mart 625) Cumartesi günü savas teke tek
vurusmalarla basladi; Hz. Ali, Hz. Hamza ve öteki 0slâm savasçilari
hasimlarini öldürdüler. Sonra savas kizisti. Resulullah (s.a.s)
almis oldugu askerî tedbirler ve uygulamis oldugu planlar sayesinde ilk
safhada Müslümanlar galip geldiler.


HZ. HAMZA'NIN SEHID EDILMESI

Resulullah (s.a.s)'in amcasi Hz. Hamza kükremis bir arslan gibi düsmana
kiliç sallayarak ilerliyor, hasimlarini kirip geçiriyordu. Diger Müslümanlar
da ellerinden gelen çâbayi gösteriyorlardi. Düsmanlar da
olanca gayretleriyle kilica sarilmalarina ragmen bozguna ugramaktan kendilerini
kurtaramadilar. Tef çalarak askerlere moral veren düsman kadinlari
bile korku içinde dag yamacina tirmanmaya, kaçmaya basladi.
Bununla beraber henüz kesin netice alinmis degildi; düsmanin hizli bir
sekilde takibi ve dönmeyecegi bir noktaya kadar kovalanmasi gerekiyordu.
Halbuki bu inceligi ve harp usulünün bu yönünü bir an
unutarak gaflete düsen ve dünyaliga meyleden Müslümanlar
kiliçlarini birakip ganimet toplamaya koyulmuslardi. Ordunun gerisindeki
vadiyi bekleyen elli okçu da kumandanlarinin israrlarina ragmen
Resulullah (s.a.s)'in kesin emrini unutarak "Kardeslerimiz üstün
geldi, biz niye bekleyelim" diyerek yerlerinden ayrildilar, ganimet
toplamaya giristiler.

0ste bu sirada böyle bir ani gözetlemekte olan 200 kisilik düsman
süvari birligi komutani Halid b. Velid az sayidaki 0slâm okçusunun
kaldigi geçidi rahatça ele geçirerek 0slâm ordusunu
arkasindan vurmaya basladi. Bunu gören müsrikler geri döndüler
ve yeniden hizli bir saldiriya giristiler. Böylece Müslümanlar
iki ates arasinda kaldilar, üstünlügü saglamisken dünyaliga
dalmalari ve Peygamber'in emrini çignemeleri yüzünden zor
durumlara düstüler. 0ste bu safhada Hazma (r.a) Ebu Süfyan'in
karisi Hind'in kölesi Vahsi tarafindan mizrakla vurularak sehid edildi.
Resulullah (s.a.s)'in Hicretten evvel Medine'ye tayüz ettigi ilk ögretmen
Mus'ab b. Umeyr (r.a) de bu esnada sehid düsenler arasindaydi. Mus'ab (r.a)
sima itibariyle Resulullah'a benzediginden sehit düstügünde, onu
sehit eden kimse Resulullah (s.a.s)'i öldürdügünü
haykiriyordu. Bu durum Müslümanlarin daha da dagilmasina sebep oldu.
Ancak kisa zaman sonra Resulullah (s.a.s)'in sag oldugu anlasildi. Uhud daginin
hemen eteklerinde bulunan Resulullah(s.a.s)'in çevresi büyük çarpismalara
sahne oldu. Müslümanlar onun etrafinda dönüyorlar
gerektiginde kollarini, bacaklarini kalkan yerine kullaniyorlardi, Hz. Talha bu
yolda kolunu kaybetmisti. Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a)'a ise Resulullah ok veriyor
ve: "Anam babam fedâ ol sun, at yâ Sa'd" diyor; oklarinin
isabet etmesi için Allah'a dua ediyordu. Müsrikler Resulullah
(s.a.s)'i öldürmek için hücum ettikçe Müslümanlar
onun çevresinde giderek çogalmislar ve çetin bir savunma
hatti kurmuslardi. Düsman bu hatti yaramayacagini anlayinca geriye çekilmek
durumunda kaldi ve böylece savas üçüncü safhada denk
bir duruma geldi. Ebu Süfyan karsi daga, Resulullah (s.a.s)'da Uhud'a dogru
tirmandi ve bugün hâlâ ziyaret edilen magarada dinlendi.
Resulullah (s.a.s)'in disi kirilmis, yanagi yarilmisti. Kizi Fatma onu tedavi
etti. Ebu Süfyan ile Hz. Ömer'in karsilikli konusmasi da bu esnada
cereyan etmisti.

Kureysli müsrikler bu savasta o kadar vahsiyane seyler yapmislardi ki,
belki tarihte benzerine az rastlanirdi. Müslümanlar bu savasta 70
sehid vermislerdi. Düsmanlar özellikle de müsrik kadinlar sehid Müslümanlarin
burunlarini ve kulaklarini kesiyorlardi. Ebu Süfyan'in karisi Hind ve öteki
bazi müsrik kadinlari Müslüman sehidlerin organlarindan
yaptiklari gerdanliklari boyunlarina takmislardi. Ayrica Hind, Hz. Hamza'nin
cigerini çikartarak agzinda çignemek igrençligini gösterebilmisti.

Uhud'tan ayrilan Ebu Süfyan bir süre sonra geri dönerek
Medine'ye saldirmak ve basladiklari isi tamamlamak istegine kapilmisti. Esasen böyle
bir durumu, Resulullah (s.a.s) tahmin etmis, 70 sehid ve yaraliya ragmen savasin
hemen ertesi Pazar günü düsmani takibe karar vermisti. Resulullah
(s.a.s) 70 kisilik süvari birligi ile 8 km. Kadar müsrikleri
takibetti. Sonra konaklayarak üç gün bekledi. Geceleri ates
yaktirarak düsmana savastan yilmadiklari mesajini veriyordu. Müslüman
olmadigi halde Müslümanlarin dostlarindan olan Huzaa kabilesinden
Mabed-i Huzâî, Resulullah (s.a.s)'i gördükten sonra Ebu Süfyan'a
giderek onun arkadaslariyla birlikte savas için geldiklerini söylemis,
Ebû Süfyan da yeni bir vurusmayi göze alamayarak Mekke'ye gitmis
ve Medine'ye saldirmaktan vazgeçmisti. Böylece Müslümanlar,
bu savasta birinci safhada üstünlük saglamislar, gaflet ve
dikkatsizlik neticesinde ikinci safhada ilahî bir imtihana ugratilarak
maglubiyet acisi kendilerine tattirilmis, fakat üçüncü
safhada durum denklesmisken Resulullah (s.a.s)'in cesaretle takibi neticesinde düsman
korkutulmus ve üstünlük tekrar Müslümanlara geçmisti.


SAVASTAN BAZI 0LGINÇ TABLOLAR

Enes b. Mâlik diyor ki: Amcam Enes b. Nadr'i Uhud meydaninda öldürülmüs
olarak bulduk; üzerinde 80 kadar kiliç, süngü ve ok yarasi
vardi. Müsrikler iskence yapmis olduklarindan, kimse onu taniyamadi, yalniz
kiz kardesi parmaklarindan tanidi. Biz su ayetin amcam ve benzeri hakkinda inmis
oldugunu saniyoruz: Müminlerden bir çok kimseler Allah'a vermis
olduklari sözlerini yerine getirdiler" (el-Ahzâb, 33/23).

Hz. Hamza'nin kiz kardesi, Müslümanlarin bozguna ugradigi haberini
alinca Medine'den savas alanina gelmisti. Bunu farkeden Resulullah (s.a.s) Hz. Zübeyr'e,
Hamza'nin cesedinin parçalanmis vaziyette ona gösterilmemesini
tenbih etmisti. Bunu hisseden Safiyye, "Kardesimin sehid oldugunu
biliyorum. Allah yolunda böyle fedakarliklar her zaman gerekir" demis
ve parça parça edilmis kardesinin cesedini görünce de,
Hepimiz Allah'in mülküyüz ve O'na dönecegiz"demek
suretiyle büyük bir teslimiyet örnegi gösterebilmistir.

Ensar'dan bir kadin da savasta babasini, kardesini ve kocasini kaybetmisti.,
Bunlari haber aldikça hep Hz. Muhammed (s.a.s)'in sag olup olmadigini
soruyordu. Onun sag oldugunu ögrenince; "Sen sag olduktan sonra her
felâket hiç gelir!" demisti.

0slâm sehidleri ikiser ikiser topraga verildiler. Tablo göz
yasartici idi.

Hz. Hamza (r.a) kaftani ile topraga veriliyordu. Hz. Peygamber'in hicretten önce
Medinelilere 0slâmî ögretmesi için tayin ettigi ilk ögretmen
Mus'ab b. Umeyr (r.a) topraga verilirken üzerindeki elbise kisa gelmisti. Gögüs
tarafina örtülünce alt kismi, alt kismina örtülünce
de gögüs kismi açikta kaliyordu. Resulullah (s.a.s) örtünün
alt kismina örtülmesini üst kismina da izhir denilen kokulu
otlardan konulmasini emir buyurmustu.


RESULULLAH (S.A.S) UHUD SEHIDLERI HAKKINDA SÖYLE BUYURMUSTUR:

"Uhud harbinde kardesleriniz sehit olunca Allah Teâlâ
onlarin ruhlarini bir takim yesil kuslarin içlerine koymustur. Bunlar
Cennet irmaklarina gelirler, içerler ve Cennet meyvelerinden yerler.
Sonra bu kuslar, arsin gölgesinde asili bulunan altin kandillere konup tünerler.
Sehid ruhlari artik böyle mesut bir hayata erisince; bizim cennetteki bu
halimizi dünyadaki kardeslerimize kim bildirir ki, onlar da bilsinler de
cihatdan çekinmesinler demislerdi" (Tecrîd,186 vd; 0bn Sa'd,
II; 148).

Kaynak: Islam tarihi

    Forum Saati Salı 23 Ekim 2018, 22:06