WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


Üc bin (3000 !) yillik mucize

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 30668
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

Üc bin (3000 !) yillik mucize

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 02:41





Firavun

ZAFER' in 1983 yilinda
yayinlanan 77. sayisini ele alanlar, önkapak üzerinde gördükleri bir resim karsisinda
saskinIiklarini gizleyemiyor ve "ÜÇBIN YILLIK MUCIZE" adli basyaziyi
okuduklarinda, daha da hayrete düsüyorlardi.

ZAFER, bu yaziyla binlerce yil önceki bir mucizeyi konu edinmis ve
Bediüzzaman Hazretlerinin eserlerinden istifade ederek bu mucizenin British Museum'daki
bir cesed ile olan alâkasini dile getirmisti.

Sözkonusu müzenin „Mumyalar Bölümü" ndeki bir cam
fanus içinde teshir edilen cesed, 3000 yil önceki bir insana ait olmasina ragmen etleri
ve derisi dökülmemis vaziyetteydi. Ingiliz Arastirma Grubu tarafindan Kizildeniz
civanndaki kizgin kumlarin altindan çikartilarak ülkelerine getirilen bu cesedi
benzersiz kilan özellik ise, mumyalanmamis durumda olusuydu.

ZAFER'de yapilan bir yorumda, Misir Krali 2. Ramses' in mumyalanmis
(yani iç organlari çikartilarak ilaçlanmis) cesedinin uzmanlar tarafindan bakima
alindigi siradaki resmi verilmis ve bir mumyanin bile belirli araliklarla ilâçlanmak
suretiyle çürümekten kurtarildigi belirtilerek söyle denmisti:

"Acaba ilaçlanmis mumyalar bile çürürken, hiç korunmamis (iç
organlari alinmamis ve ilaçlanmamis) bir cesedin 30 asir boyunca sapasaglam kalmasinin
hikmeti nedir?"

Bediüzzaman Hazretlerine ait eserlerde, bu sirra su açiklama
getirilir:

"Musa Aleyhisselâma karsi muharebe eden Firavun, gark olacagi
[bogulacagi] zaman iman etmis. Gerçi sekerat [ölüm] vaktinde o imân makbul degil.
Fakat o makbul olmayan imâna, imânin mahiyetine hürmet için bir mükâfat olarak
Cenâb-i Hak, o Firavunun bedenine necat [kurtulus] verecegini haber veriyor.... Iste bu
âyetin (Yunus Sûresi, 92) bir mucizesi olarak, o gark olan Firavun'un cesedi aynen
bulunmus. Simdi Londra'da bir müzede muhafaza ediliyor. Seyyahlar onu temasa ediyorlar...
[seyrediyorlar]"


Âyet ve
tefsirlerde Firavuna ait cesedin tam ve noksansiz oldugunun bildirilmesi, onun
mumyalanmamis durumuna isarettir
.


Bilindigi gibi Musa Aleyhisselâmin candüsmani olan Firavun, O'nu ve
O'na tâbi olan Israilogullarini helâk etmek için bu yüce Peygamberin pesine düsmüs
ve Hz. Musa (A.S.), Cenab-i Hakkin sevkiyle Kizildeniz kenarina kadar gelmisti. Önlerinde
düsman gibi deniz, arkalarinda da deniz gibi düsman vardi
. Iste bu dehsetli
vaziyetteki Hz. Musa (A.S.) asasini denize vurmus ve ordusunu Cenab-i Hakkin emriyle ikiye
ayrilan Kizildeniz'den geçirerek selâmete ulastirmisti. (Es-Suarâ Sûresi, 62-64)

Firavun ve askerleri, Kizildeniz'i boydan boya kaplayan bu mucizeyi
dehsetle görmüs, ancak kin ve düsmanliklarini yenemeyerek takibe devam etmislerdi.
Sözde, kendileri de ikiye ayrilmis olan denizden geçebileceklerdi. Nitekim deniz
önceleri kapanmadi. Fakat Firavunun ordusu, dalgalarin duvar gibi çevreledigi yolun
ortasina geldiginde, deniz birlesmeye basladi ve ordu, Firavun dahil tek bir kisi dahi
kurtulamadan sulara gömüldü. (Es-Suarâ, 65-66)

Yûnus Sûresinin 90 ve 91. âyetleri bu hâdiseyi söyle anlatiyor:

"Israilogullarini denizden geçirdik. Firavun ve askerleri,
haksizlik ve düsmanlikla artlarina düstüler. Firavun tam bogulacagi sirada, 'Inandim ki
israilogullarinin imân ettiginden (yani Allah'tan) baska bir ilâh yokmus. Artik ben de
müslümanlardanim' dedi."

Fakat Cenab-i Hak firavunun imânini kabul etmemis ve ona Cebrail
(A.S.) vasitasi ile söyle hitap buyurmustur: "Ona, 'simdi mi imân ediyorsun?'
dendi. 'Halbuki daha önce baskaldirmis ve bozgunculuk etmistin." Ayni sûrenin 92.
âyetinde ise, söyle buyurulmaktadir:

"Felyevme nünecciyke bibedenike."

"Gark olan Firavun'a der: 'Bu gün senin gark olan [bogulan]
cesedine necat [kurtulusl verecegim)
" (Bediüzzaman, Risale-i Nur Küliyati,
Sözler, S. 402)

Tâ ki, senden geridekilere bir ibret olasin.. Ve süphe yok
ki, nastan (insanlardan) birçoklari bizim âyetlerimizden (delillerimizden) gafillerdir
."
(Ö. Nasuhi Bilmen, Kur'an-i Kerim Meâli, Yûnus S., S. 1425)

ZAFER'in "ÜÇBIN YILLIK MUCIZE" yazisi, Türk okuyuculari
arasinda gerçekten takdir uyandirmisti. Çünkü konu, sadece bir arastirma gõzüyle ele
alinmamis, âyet ve tefsirler açisindan da incelenmisti. Meselâ 1144 yilinda vefat eden
Zemahserî, Yûnus Sûresinin sözkonusu âyetinin tefsirini, kendisinden 8 asir sonra
bulunacak olan cesedi âdeta görür gibi yapiyordu:

"Seni, deniz kenarinda bir köseye atacagiz. Cesedini tam,
noksansiz ve bozulmamis halde, ciplak ve elbisesiz olarak, senden asirlar sonra
geleceklere
bir ibret olmak üzere koruyacagiz" (Kessaf Tefsiri, Cilt 2, S.
251/252)

Ayet ve tefsirlerde, Firavun'a ait cesedin tam ve noksansiz oldugunun
bildirilmesi, onun mumyalanmamis durumuna isarettir. Ve bulunan cesed, tefsirdeki gibi
çiplak ve elbisesiz olup, derisi dahi dökulmeyecek sekilde korunmustur. 

Zafer dergisi, Sayi 200, 1993

    Forum Saati Salı 19 Haz. 2018, 02:40