WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


HÜZÜN YILI

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 33368
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

HÜZÜN YILI

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 02:30




HÜZÜN YILI



Mekke döneminin en sikintili aninda Hz. Hatice ile Ebu Talib'in vefat
ettikleri yil.

Peygamberligin onuncu yilinda Müslümanlar iktisâdî
ablukadan yeni çikmislardi. Ebû Tâlib agir hasta yatiyordu.
Ebû Talib Peygamberimizi bir amca olarak düsmanlarina karsi korumus
ve Abdülmuttalib'in nüfuzunu kullanarak müsriklere ezdirmemeye çalismisti.
Hatta Ebu Talib mahallesindeki müsriklerin kusatma sirasinda bile gece gündüz
demeden Peygamberimizin kaldigi yerlerde nöbet tutturuyordu. Ancak müslüman
olmamisti. Peygamberimiz ise kendisine çok iyiligi geçen amcasinin
müslüman olmasini arzu ediyor, böylece ona sefâat etmeyi
umuyordu. Bunu saglamak için hastaligi agirlasan ve ölüm
Isaretleri, yüzünde belirmis olan Ebû Talib'in yanina girdi:

"Ey amcacigim: Ölümünden önce sehadet kelimesi
getir ki, yarin mahserde Cenab-i Hakk'in yaninda senin müslümanligina
taniklik yapayim" dedi.

Fakat Ebu Talib câhiliye âdetlerinin etkisi ve câhiliye
kompleksi içinde davranmaktan kendini kurtaramadi. "Ben Abdü'l-Muttalib'in
dini üzere ölüyorum. Kureys'in "ölümden korktu çekindi
de yegeninin dinini kabul ediverdi demeyeceklerini bilsem, senin dinine
inanirdim yegenim" gibi laflar söyledi. Hadis âlimleri, onun
iman etmeden gittigini ve Peygamberimizin buna çok üzüldügünü
kaydederler. Ancak Ibn Ishâk gibi tarihçiler onun ölürken
o zaman henüz müsrik olan Abbas b. Abdü'l-Muttalib tarafindan
sehadet kelimesini söyl ediginin isitildigini naklederler. Su kadar var ki,
Islâm âlimleri hadisçilerin görüsünü
tercih etmekle beraber yine de meseleyi Allah'in Ilmine havale etmislerdir.

Ebû Tâlib'in ölümünden üç gün
sonra da Hz. Hatice, ruhunu teslim etmisti. Hz. Hatice annemiz, sevgili
Peygamberimizin vefakâr hayat arkadasi idi. O, dünyada Peygamberimize
Ilk iman eden kisi olmak bahtiyarligina kavusmus, en sIkintili zamanlarinda Rasûlüllah'i
teselli etmis, desteklemisti. Peygamberimiz aci, tatli basina gelen bütün
islerde onu hemen yani basinda bulmustu. Peygamberimiz, bu örnek Islâm
kadinini kendi elleriyle kabrine indirdi.

Peygamberimiz, Hz. Hatice'yi takdirle ve rahmetle anardi. Onun hatirasina, çok
hürmet ederdi. Hz. Ali'nin naklettigine göre Peygamberimiz, Hz. Hatice
hakkinda söyle buyurmustur:

"Bu ümmetin kadinlarinin en hayirlisi Hatice'dir" (Müslim,
Sahih, VII, 336).

Onuncu yilda pespese gelen bu Iki ölüm olayi Peygamberimizi ve müslümanlari
çok üzdügü için bu yil Islâm tarihçilerince
"hüzün yili, gam ve keder yili" olarak ifade olunmustur. Ebû
talib, Kureys'in iskencesine karsi Peygamberimizi koruyor; Hz. Hatice ise
teselli ediyor, sevgili esine daima yardimci oluyordu. Bu Iki seçkin
Insanin ölümünden sonra Kureys müsrikleri Rasûl-i
Ekrem'i güç durumlarda birakmak için baski ve zulümlerini
daha da arttirdilar.

Iki musibetin, böyle bir biri pesi sira gelisi nedeniyle Peygamberimiz
(s.a.s): "Bu ümmet üzerinde, su günlerde toplanan Iki
musibetten, ben, hangisine en çok yanacagimi bilemiyorum!" demekten
kendilerini alamiyorlardi.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) amcasi Ebû Talib'in vefatindan sonra günlerce
evinden dIsari çikmamis ve hep evinde oturmustu. Pek az dIsari çiktigi
olmustu.

Ebu Talib'in ölümünden sonra müsrikler için engel
kalmamisti. Artik Peygamberimiz (s.a.s)'e çok rahat saldirabiliyorlardi .

Kizlarindan birisi, hemen kosup Peygamberimizin basindaki tozu topragi,
aglaya aglaya yikarken, Peygamberimiz, "Kizim aglama! Aglama! muhakkak ki,
Allah babani, koruyacak, savunacaktir. Kureys müsrikleri; Ebu Talib, ölmedikçe
bana hoslanmadigim bir seyi yapmaga, pek muvaffak olamamislardi" buyurarak,
Ebû Talib'in ölümüne üzüldügünü
belirtmistir .

Hüseyin ALGÜL

    Forum Saati Paz 16 Ara. 2018, 15:32