WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

WEP ARISI SİTEMİZE HOŞGELDİNİZ

***Wep Arısı Arı Bir Sitedir. Wep Arısı Gerçek Düşünçeyi Yansıtan Sitedir***


FIL VAKASI (EBABIL KUSLARI)

Paylaş
avatar
Beautiful

Mesaj Sayısı : 151
Points : 33368
Reputation : 7
Kayıt tarihi : 07/12/12
Yaş : 38

FIL VAKASI (EBABIL KUSLARI)

Mesaj tarafından Beautiful Bir C.tesi 01 Haz. 2013, 02:11




FIL VAKASI (EBABIL KUSLARI)

*************************************************************************************************************************


Kâbe'yi yikmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen
valisi Ebrehe'nin ordusuna saldiran kuslar.

Ebâbil, Arapça'da "bölükler, sürü, sürüler"
demektir. Kelime, Kur'ân-i Kerim'de Fil sûresinin üçüncü
âyetinde geçmektedir. Fil sûresinde olay söyle
anlatilmaktadir: "Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yapti? Onlarin
tuzaklarini bosa çikarmadi mi? Üstlerine sürü sürü
kuslar gönderdi. Onlara çamurdan sertlesmis taslar atiyorlardi. Nihâyet
onlari yenilmis ekin yapragi gibi yapti." (el-Fil, 1I5/1-5).

Bu olay Hz. Peygamber'in dogdugu yil olmus ve orduda bulunan fil/fillerden
dolayi Araplar arasinda "Fil Vak'asi", geçtigi yil ise "Fil
Yili" olarak meshur olmustur. Olay kaynaklarda söyle zikredilmektedir:

Habesistan Krali Necâsi Ashame'nin, Yemen'e hükümdar tâyin
ettigi Ebrehe b. Sabbah el-Esrem, Mekke'ye giden kervan ve Kâbe ziyaretçilerini
çekmek ve San'a sehrini ticaret merkezi haline getirmek üzere burada
Kulleys veya Kalis denilen bir tapinak (kilise) yaptirdi. Ancak tapinaga gelen
olmadigi gibi Fukaym kabilesine mensup bir Arap veya bir grup Arap kiliseye
girerek pislediler. Bunu ögrenen Ebrehe çok kizdi ve Kâbe'yi
yikacagina yemin etti. Büyük bir ordu ve gayet iri cüsseli "Mamud"
adli fili önde oldugu halde Mekke'ye yöneldi. M.S. 57I veya 571
yilinda altmis bin asker ve on yahut dokuz fille yola çikti. (Ibnü'l-Esir,
el-Kâmil fi't Târih, Nsr: Tornberg, Beyrut 1965, I, 442).

Ebrehe yolda Yemen krali Zû Neferi bozguna ugratti, ardindan
Has'amlilari yendi ve bunlarin Nufeyl b. Nubeyb adindaki liderinin hayatini
bagislayarak kendisine Mekke'ye gidiste rehber yapti. Taif'teyken Sakif'liler
tanrilari Lât'i korumak ugruna Ebrehe ile isbirligine yanasip Ebû
Regal'i ona rehber olarak verdiler. Ebrehe'nin fillerin destegindeki muazzam
ordusunun karsisinda hiçbir ordu dayanamadi ve Kureys'liler bu gelise
bakarak Kâbe'nin yikilacagina kesin olarak inanmaya basladilar.

Abdülmuttalibin Ebrehe ile Görüsmesi

Mekke yakininda Mugammes denilen yerde Ebrehe ordusu çadirlarini
kurdu ve çevredeki Mekke'lilere âit develeri yagmaladilar. Burada,
Ebû Regal öldü. Develerin içinde Abdülmuttalib'in de
iki yüz devesi vardi. Ebrehe'nin elçisi Hinata el-Himyeri Mekke'ye
giderek Kureys'lilerin ileri gelenleriyle görüstü ve "Kâbe'yi
tavaf etmeyi biraktiklari takdirde onlara saldirmayacaklarini" söyledi.
Onlara sadece Kâbe'yi yikmak için geldiklerini, kendileri ile
savasmayacaklarini bildirdi (Ibnü'l-Esir, a.g.e., s.443).

Abdülmuttalib, "Biz onunla savasmak istemiyoruz, buna gücümüz
de yetmez. Orasi Beytullah'tir, eger korursa O (Allah) Harem'i korur" dedi;
develerini görüsmek üzere Ebrehe'nin yanina vardi. Abdülmuttalib'e
iyi davranan ve önce onu takdirle karsilayan Ebrehe, Abdülmuttalib
develerini isteyince söyle dedi: "Seni ilk gördügümde gözüme
büyük bir sahsiyet olarak görünmüstün. Ama sen Kâbe'nin
korunmasini isteyecegin yerde develerinin pesine düsünce gözümden
düstün." Abdülmuttalib, "Ben develerin sahibiyim. Kâbe'nin
de sahibi var, O onu korur" dedi.

Abdülmuttalib develerini alip Kureys'lilerin yanina döndü,
onlara olup biteni anlatti ve hepsi, muhtemel bir katliâma karsi Mekke'den
ayrilip daglara çekildiler.

Fillerin Yere Cökmesi

Sabaha karsi Ebrehe, Mekke'ye ilerledi. Mamud denilen büyük fil,
sehre yaklâsinca yere çöküverdi; kalkmasi için çok
ugrastiklari halde kalkmadi. Öteki fillerin de, Kâbe yönünde
sürüldüklerinde yere çöktükleri, baska bir yöne
yöneltildiklerinde kosarak kaçmaya çalistiklari görüldü.
Bu mucizeyi olayin sihhati Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Kusva adli devesinin Mekke
yakinlarinda çökmesi olayinda, Nebi (s.a.s.)'in söyledigi sözlerle
sâbit olmustur: Devesi çökünce Rasûlullah'in ashâbi,
"Deve çöktü" dediginde, Rasûlullah; "Hayir,
Kusva çökmedi, yalniz onu 'Fili engelleyen' engelledi"
buyurmustur. Buhâri ve Müslim'de, Rasûlullah (s.a.s.)'in
Mekke'nin fethi günü söyle dedigi nakledilmektedir: "Yüce
Allah filleri Mekke'ye girmekten alikoydu. Ama Rasûlünü ve mü'minleri
oraya gönderdi. Dün oldugu gibi bugün de oranin hürmeti iâde
olmustur. Dikkat edin, hazir olan olmayana bildirsin. "

Kuslarn Ebrehe Ordusuna Saldirmasi

Ebrehe ordusu Mekke'ye girerken deniz tarafindan, dahâ önce o bölgede
hiç görülmemis, kirlangica benzer kus sürüleri bir
anda ortaya çikarak Ebrehe ordusuna saldirdilar. Gaga ve pençelerinde
tasidiklari taslari ve çamurdan balçiklari askerlerin üzerine
biraktiklarinda onlar, kurumus, paramparça olmus agaç yapraklari
gibi dagildilar. Rehberleri Nufeyl kaçti, askerler kus saldirisinda telef
olup feci sekilde öldüler; yolda kalanlar, geriye dönenler de helâk
oldular. Mekke'liler bu mucizeyi daglardan seyrederken Allah'in irâdesi
karsisinda hayret ve dehset içindeydiler. Ebrehe, bu saldirida etleri parçalanmis,
çürümüs halde San'aya dönerken, Hasm kabilesinin
yasadigi bölgede gögsü ikiye yarilarak acikli sekilde öldü
(Kadi Beydâvî, Envârü't-Tenzil, Fil Sûresi
tefsiri).

Kuslar ve attiklari taslar hakkinda çesitli rivâyetler vardir.
Bu olay Rasûlullah'in dünyaya geldigi yilda vukû buldugundan,
Peygamberimizin ilk mucizelerinden sayilmistir. Muhammed b. Ishak ve Ikrime o
yil çiçek hastaliginin Mekke'de yayginlastigini söylemislerdir.
Muhammed Abduh (v. 19I5) bu rivâyetlerden hareketle Kur'ân'da geçen
"Tayran Ebâbile" ifâdesiyle kastedilenin "sinekler"
oldugunu ayaklarinda salgin hastalik mikrobu tasiyan sinek sürülerini
Allah'in, Ebrehe ordusuna musallat kildigini belirtmektedir. Yeryüzünün
en ihtisamli ordusu ve hayvanlari (filleri) ile gelen Ebrehe ve ordusunu Allah,
bir ibret olsun diye gözle görülemeyen küçük
canlilarla mikroplarla helâk etmistir. Bu görüsü yukarida
zikrettigimiz gibi daha önce ilk siyercilerden Muhammed b. Ishak da
kaydetmistir.

Bu tefsirde önemli olan husus; Muhammed Abduh, Resid Riza, ve diger
bazi müfessirlerin, Allah'in, olaganüstü, fevkalâde,
harikulâde mucizesi ile bu Allah düsmani orduyu helâk edisini
dile getirmeleridir. Tefsirlerde kuslarin mâhiyeti hakkinda degisik görüsler
bulunmaktadir. Ibn Abbas ile Dahhak, Ebâbil'i "birbiri arkasindan
gelenler" diye yorumlamislardir. Hasan-i Basri ile Katâde, "çok"
mânâsina; Ibn Zeyd "çesitli, sagdan soldan gelenler"
mânâsina; Mücâhid, "toplu halde arka arkaya gelen"
mânâsina geldigini söylemislerdir. Kuslarin, bölük bölük,
karisik türde olduklari anlasilmaktadir. Rivâyetlerde kuslar;
kirlangica, keklige, sigirciga, yarasaya, hatta "zümrüdü
anka"ya benzetilmektedir .

"Siccil" kelimesi, tas ve çamur demektir. Yahut, çamurla
sivanmis tas anlamina gelir. "Asf" kelimesi, agaç yapragi
anlamina gelir. Haserelerin agaç yapragini yiyip ufalttiklarinda yaprak
yenik yenik hale gelir ki, sûrede anlatilmak istenen budur.

Sûrenin anlami; Allah'in, Kâbe'nin müdafaasini müsriklere
birakmadigini, saldirganlari alisilmadik sekilde helâk ettigini bize
anlatmaktadir.

Olayin Gerceklestigi Yer

Fil olayi, Müzdelife ve Mina arasindaki Muhassab vadisi arasinda
bulunan Muassib'da meydana gelmistir. Müslim ile Ebû Dâvûd,
Câbir'den rivâyetle onun söyle dedigini yazarlar: "Rasûlullah
Müzdelife'den Mina'ya hareket ettigi zaman Muassib vadisin de hizlanmisti."
Imam Nevevî bunu söyle izah etmistir: "Ashâb-i Fil olayi
burada cereyan etmistir. Onun için, sünnet olan, hacilarin buradan
hizla geçmesidir" (Mevdûdî, Tefhimul Kur'an Trc:
Muhammed Han Kayani ve digerleri, Istanbul 1988, VII, 238)

Imam Mâlik de Hz. Peygamber'den, "Müzdelife durma yeridir,
ama Muassib vadisinde durulmamalidir" hadisini nakleder.

Müsrik Kureyslileri bu olay o kadar etkilemistir ki, üç yüz
altmistan fazla Kâbe putunu unutup yedi yahut on sene Allah'a
tapmislardir. Fil sûresin de Allah, Ashâb-i Fil'in aci âkibetinin
fecâatine sadece ana hatlariyla deginmis ve müsriklere, Hz. Muhammed
(s.a.s.)'in dâvetine karsi çiktiklarinda, onlarin baslarina
gelebilecek acikli azabi hatirlatmistir.

Kaynak: Islam tarihi


    Forum Saati Paz 16 Ara. 2018, 15:39